Eğlenceli Matematik .......

Aralık 29, 2007

Çocuklarda Öz Saygıyı Geliştirecek 20 Yol

Çocuğa öz saygı kazandırma, çocuğun öğrenme, sevme ve yaratma yeteneğini güçlendirmektedir. Öz saygı, mutlulukla ve hayattaki başarıyla ilgilidir. Bazı düşünürlere göre öz saygı, tamamen aile sevgisiyle birlikte iyi bir eğitimin ürünüdür. New York'lu psikolog ve gençlik terapisti Prof. Dr. Barbara Berger'e göre öz saygı, çocuğun kendi kendisiyle gurur duymasıdır. Yüksek öz saygıya sahip olmak, çocuğun hem sevgi dolu hem de yetenekli olmasını sağlamaktadır. Çocuk, değerli olduğuna inanmalı, bir şeyler önermeli ve kendi kendisiyle ve çevresiyle barışık olmalıdır. Çocuğun sevgiyi ve yeteneğini hissetme derecesi, gelecekteki yaşamında onu her alanda etkileyecektir. Aynı zamanda da, çocuğun yaratıcılık yeteneğini, diğerleriyle ilişkisini ve başarılı olmasını belirlemede önemli bir faktör olmaktadır. Ebeveynler, çocuğun öz saygısının ilk temellerini oluştururlar. Çocuğun kendini sevgi dolu ve yetenekli hissetmesi için aileler neler yapabilir? İşte burada öz saygıyı geliştirecek 20 yol bulunmaktadır.

1
Şartsız Sevgi Göstermek
Çocuğunuz her ne yaparsa yapsın ona değer verdiğinizi ve kabul ettiğinizi bilmesini sağlayın. Ev ona göre için, risk ve tehlikelerle dolu dünyadan döndüğü zaman, sevgi için, emniyetli bir yakıt alma istasyonu gibidir. Mesajlarınız "Seni seviyorum - odanın kirli olmasına rağmen, kız kardeşin kadar atletik olmamana rağmen, notlarının çok iyi olmamasına rağmen, yaptıklarından hoşlanmama rağmen - hala seni seviyorum" olmalıdır. Onu hala sevdiğinizi göstermek ve çocuğunuzun yanlış davranışını düzeltmek için, onun doğru yaptığı bir şeyi görerek işe başlayabilirsiniz. Örneğin, odası karma karışıksa ve sadece yatağını toplamış ise ona "Gerçekten yatağını topladığına çok sevindim. Şimdi senden istediğim şey masanı temizlemen" diye ifade edin.

2
Sinirli Olmanızdan Sorumlu Olduğunu Belirtmek
4 yaşındaki çocuğunuz oyuncağını yatmakta olan kardeşinin beşiğine fırlattığı için sinirlisiniz. Onun böyle bir hareketinde sinirinizi ona nasıl aktarırsınız? Prof. Dr. Thomas Gordon'un önerdiği en basit mesaj "Ben" mesajıdır. "Sen kötü bir çocuksun!" ya da "Sen aptalsın!" yerine, "Sen böyle yaptığında, ben ............../............ hissediyorum","Sen oyuncaklarını attığında kendimi sinirli hissediyorum. Ona gerçekten zarar verebilirdin" diyebilirsiniz. Buradaki mesaj, duygularınızın onun çocuk dünyasına değil onun belirli davranışlarına yönelik olduğudur.

3
Açık İsteklerde Bulunmak
Çocuğunuzun ondan ne istediğinizi bilmesini sağlayın. Bu ona alternatif davranışları öğrenmesi için bir şans verecektir. Örneğin; "Oyuncaklarını kardeşinin beşiğine atmamalısın. Bunun yerine o uyandığında ona trenini gösterebilirsin" şeklinde bir açıklama yapılmalıdır. İstekleri ona açıkca belirtmek, ondan ne istediğinizi anlamasını kolaylaştıracaktır.

4
Dinlemeyi Öğrenmek
Çocukların duyguları, gözlemleri ve algıladıkları dinlenmeye değerdir ve böyle yapmak çocukların öz saygılarını artırmaktadır. Size bir şeyler söylemek istediğinde, gerçekten ona zaman ayıramayacaksanız uygun olmadığınızı ve ne zaman uygun olacağınızı söyleyin. Gordon'un bir başka tekniği olan "Aktif dinleme"de, çocuğunuzu yanınıza çağırıp onu duyduğunuzu ve onun ne söylemeye çalıştığını anladığınızı ifade edin. Mesela 7 yaşındaki bir kız çocuğu şöyle diyebilir:

Kız: "Baba sana çok kızgınım ve bir daha odama girmeni istemiyorum".
Baba: "Sen gerçekten çok kızgınsın öylemi hımm".
Kız: "Evet çünkü sen beni kaymaya götüreceğini söylemiştim ama artık çok geç".
Baba: "Oh, anladım. Çünkü seni dışarıda kaymaya götüreceğim konusunda söz verdim ve bu sözü tutmadım. Gerçekten üzgünüm. Çok geç vakte kadar çalıştım ve seni aramayı da unuttum. Bunu yarına alabilir miyiz?"

Aktif dinlemeyle aileler, olayları daha çok çocuğun gözünden görmeye başlamakta ve böylece çocuk da duygularına önem verildiğini anlamaktadır.

5
Çocuğun Duygularını Ciddiye Almak
Çocuğunuzun korkularını ve negatif duygularını onları reddetmektense ciddiye alın ve onları yenmesine ve kendi çözümünü bulmasına izin verin. Oğlunun canavarlardan korktuğunu öğrenen bir babanın yaklaşımı aşağıda verilmiştir.

Oğlan: "Baba yatağa gidemiyorum. Çünkü odamda canavarlar gizleniyor".
Baba: "Gel bakalım belki canavarlarla arkadaş oluruz. Canavarlar ne yemekten hoşlanıyor biliyor musun?".
Oğlan: "Belki tatlı, bisküvi seviyordur".
Baba: "Bu hoşlarına gidebilir. Gel canavarlara yemek koyalım. Canavarlara ne istediğini sor? Neden sormuyorsun?".
Oğlan: "İnsanları korkutmak istiyor".
Baba: "Neden?"
Oğlan: "Güçlü hissetmek için"
Baba: "Eğer onunla arkadaş olursan sana ne yapabilir?".
Oğlan: "Beni koruyabilir."
Baba: "Bana iyi bir arkadaş olabilir gibi geliyor ya sana?".
Oğlan: "Evet."

Bu diyalog sayesinde aileler, çocuğun duygularını ya da neye gereksinimi olduğunu öğrenmekte, çocuk artık canavarın kendisine fazla tesiri olmayacağını görerek daha pozitif düşünmektedir. En önemlisi de çocuğun canavara yansıttığı gücü kendine çevirmesidir.

6
Çocuğun Varlığını Kabul Etmek
Annelerin zaman zaman söylenmelerinin hatta jestlerle bile "keşke çocuk doğurmasaydım, o bir yük ve artık dayanamayacağım" diye ifade etmelerinin yanlış olduğu, özellikle bu gibi mesajlar sık sık tekrar edildiğinde çocuğun istenmediği ve kendisine değer verilmediği duygusuna kapılacakları uzmanlarca hatırlatılır. Bu durum özellikle evdeki yeni bebekle ilgili olmasına rağmen, annelerin bu yakınmaları uyumlu bir çocuğun bile istenmediğini düşünmesine neden olmaktadır. Böyle zamanlarda çocukların özel bir ilgiye ihtiyaçları vardır. Aileler yakınları tarafından desteklenmeli ve yaşantıdaki çocuğun varlığına değer verilmelidir.

7
Değerlendirecek Günlük Bir Şeyler Bulmak
Çocuklar kötü bir şey yaptıklarında ilgi çekmek, iyi bir davranışta bulunduklarında da onaylanmak istemektedirler. Yaptıkları, hergün yapılan sıradan bir şey bile olsa, değerini artıran yaptıklarının onaylanmasıdır. Çocukların sevgi ve yeteneklerini onlara hatırlatan bazı etkinlikler aşağıda sıralanmıştır.

<******>resimKo("03.0651.1.cocukozsaygi2.jpg", 100, 162, "sag", "", 0, 0, "", "")

   

  • Disiplin içermeyen tüm ailecek yenen bir akşam yemeği. Herkes o gün birbiriyle başardıkları, öğrendikleri veya hissettikleri güzel şeyleri paylaşabilir. Örneğin; "Okula zamanında gittim" veya "Bir kurbağa buldum". Ebeveynler de bu etkinliğe katılarak çocuklarının başarılarını onayladıklarını gösterebilirler. Sorunları olan çocuklara bu arada "Bugün seni müthiş bir şey yaparken gördüm. Ayakkabını giydin ve bağcıklarını kendin bağladın." diyerek teşvik edilebilir.
  • Yine yemekte, sırayla herkesle ilgilenilir ve diğerleri onun nesini sevdiğini, hoşlandığını ve takdir ettiğini söyleyebilir. Örneğin; "Senin öğrendiğin yeni şarkıyı çok seviyorum." veya "Bu sabah söylediklerin gerçekten beni etkiledi".
  • Çocuğunuzun odasına, banyodaki aynaya veya beslenme çantasına ufak kağıtlara çizilmiş küçük resimler ya da yazılmış sevgi mesajları konulabilir.
  • Çocuğunuzun yatağının baş ucuna onun yapmayı sevdiği bir etkinliği içeren (örneğin oyun oynadığı veya ata bindiği) ve ailenin topluca yer aldığı iki fotoğraf konulabilir. Böylece çocuk her gece becerikliliğini ve sevdiklerini hatırlayacaktır.

8
Çocukla Yalnız Vakit Geçirmek
Bir çok ebeveyn için zaman çok sınırlıdır. Bununla beraber uzmanlar her bir çocukla yalnız zaman geçirmenin çok önemli olduğunu belirtmektedirler. Bir pazar sabahı dışarıda kahvaltı edilebilir veya yemekten sonra parkta küçük bir yürüyüş yapılabilir. Zaman zaman onun seviyesine inip onun kuralları ve oyuncaklarıyla oynamak da yararlı olacaktır. Kardeşini kıskanan ve yeni doğan bebekten dolayı geri planda kalan çocuğunuzla yalnız zaman harcamak için çaba sarfetmelisiniz.

9
Çocuğun Bazı Şeyleri Kendisinin Yapmasına İzin Vermek
Ebeveynler genellikle çocuklarının yapmakta zorlandığı işleri üzerlerine alarak onlara yardımcı olduklarını düşünürler. Bu yardım, "Sen bunu yapamazsın. Sen yeterince iyi değilsin" mesajlarını verebilir, ki bu da çocuğun kendine olan saygısını azaltır. Çocukların bir işi başarmak için mücadeleye davet edilmeleri gerekmektedir. Ayrıca çocuklara, problemlerini çözmek ve kendi yeteneklerini keşfetmek için fırsatlar da verilmelidir. Yardım istediklerinde, ilk olarak, o işin üstesinden gelebileceklerine onları inandırarak cesaretlendirmek gerekir. "Hadi bakalım, şu elbiseni kendin düğmeleyebilecek misin görelim?" denilebilir. Ya da direkt olmayan tavsiyelerde bulunulabilir. Örneğin "Baş parmağını ilikten geçirirsen, daha kolay düğmeleyebilirsin".

10
Çocuğun Özel Eşyalarına Saygı Göstermek
Anne-babalar, sıklıkla çocuklarına verdikleri oyuncakların ve kitapların kontrolünü elde tutarlar. Örneğin; bir eşyasının atılmasına, çocuktan çok ebeveynler karar verir. Çocuğunuzun o oyuncakla oynama çağının geçtiğini düşündüğünüz halde, çocuğun ona hala ve belki de yıllarca ihtiyacı olabilir. Bu nedenle eşyalarını atmadan önce ona sormalısınız.

11
Çocuğun Düşüncelerine Saygı Göstermek
Çocuğunuzun herhangi bir konuda düşüncesini sormanız, onun duygularının, gözlemlerinin ve algılayışının değerli olduğunu düşünmesini sağlayacaktır. Partiye giderken ne giyeceğinizi ya da öğle yemeğinde ne yapabileceğinizi ona sorabilirsiniz. Tabii her zaman çocuğunuzla aynı görüşte olmayabilirsiniz. Ama ona neden, onun görüşünden farklı bir karara vardığınızın sebeplerini açıklarsanız, düşüncelerinin tamamen faydasız olmadığını anlayabilecektir.

12
Çocuğun Yeteneklerini Kabul Etmek
Her yeni beceri ve başarı, onun yetenekli olduğu düşüncesini kuvvetlendirmektedir. Ne kadar küçük olursa olsun her başarısı kabul edilmeli ve ona başarılı olacağı şeyler bulunmalıdır. Ayrıca ebeveynler, onlardan bazı şeyleri kendilerine öğretmelerini isteyebilirler. Yeni bir bilgisayar oyunu oynamayı veya bir sihirbazlık numarasını öğretmesi istenebilir, buradaki mesaj açıktır: "Sen yeteneklisin." Bazı şeyleri yaparken onun yardımı istenebilir. Örneğin; akrabalara hediyeler hazırlarken fikri alınabilir ya da bir çalar saat yardımıyla sabah kendi kendine uyanabilmekte yeterli olduğu gösterilebilir. Çocuğunuzun notları çok kötü olmadıkça, onun başka başarılarının ve çabalarının olduğunu kabullenmesi sağlanabilir. Örneğin; matematikte zayıfsa, fakat ödevlerine özen gösteriyorsa ya da sizden özel yardım istiyorsa, onun çabaları dikkate alınmalıdır. Ayrıca, akademik başarısı iyi olmayan bir çocuğun, atletik ya da artistik başarısı iyi olabilir. Onu bu yeteneklerinden dolayı övmek ve cesaretlendirmek gerekmektedir.

13
Çocuğun Tercihlerine Saygı Göstermek
Çocuğun kendine olan saygısını artırmanın bir yolu da, onun tercihlerini ve duygularını kabul etmektir. Ebeveynler, çocukları için eğlenceli veya yararlı olan etkinlikleri önerebilirler. Fakat onu ön yargılı davranmaya zorlarlarsa, çocuk kendisinin yeterince iyi olmadığı mesajını alacaktır.

14
Çocuklara Önemli Olanın Vücutları Olmadığını Öğretmek
Çocuklar büyürken, yüzlerindeki sivilcelerden veya çillerden rahatsız olmaktadırlar. Ebeveynler, onlara vücudun sadece bir paket olduğunu, gerçek hediyenin içeride olduğunu yani kişiliğin varlığını anlatmalıdırlar. Onların başlarına gelen bu tür problemlerin anlaşıldığı ve o yaşlarda başımıza geldiği, fakat bu tür şeylerin geçici ve kontrolümüz altında olduğu belirtilmelidir. Eğer çocukta kilo veya deri problemi varsa bile, onu nasıl görünürse görünsün sevdiğinizden emin olmasını sağlamalısınız. Eğer çocuk görünüşü ile ilgili bir şeyler yapmak istiyorsa ona yaşantısını değiştirmesini destekleyecek bir şekilde yardım önerilebilir. "Kilondan şikayet ediyor gibi bir halin var. Eğer ilgilenirsen, bu konuda yapabileceğin yeni bir şeyler duydum". Ama "Hayır, teşekkür ederim" cevabına da hazır olunmalıdır. Eğer kabul ederse, onu bir diyet ya da eksersiz programı takip etmesini sağlayarak destekleyebilirsiniz.

15
Çocuk İçine Kapanıksa Yardım Etmek
Çocukların bazı bozuk ya da sözel olarak rahatsız edici davranışları onların kendilerine saygıları hakkında ciddi mesajlar verebilir. Böyle zamanlarda ebeveynler, sevgiyi ve gerçekleri sunarak yardımcı olabilirler. Onları ciddi bir şekilde dinlemeli, ne demek istediklerini anlamalı ve sonra ne söylemek istediğinizi anlatmalısınız. Örneğin; çocuğunuz, "Ben çok aptalım, hiçbir şeyi doğru yapamıyorum" dediğinde, "Aptal olduğunu düşündüğünü biliyorum, ama seninle aynı görüşte değilim. Belki, bazı şeyleri öğrenmek için daha çok zamana ihtiyacın var, ama biliyorum ki, sen de yeteneklisin. Hatırlasana, oyuncak kamyonunu nasıl da tamir etmiştin? Bu, yaratıcılığı gerektirir." diyerek cevap verebilirsiniz. Bazı ebeveynler, çocuğun güvenini tekrar kazanmasını sağlamak için kişilik özelliklerini kullanmada oldukça duyarlıyken bazıları da çok iyi bir dinleyicidirler. Tepki her ne olursa olsun, çocuk sevildiği ve yetenekli olduğu üzerinde durularak ikna edilmelidir.

16
Sevgiyi Fiziksel Olarak İfade Etmek
Ebeveynleri tarafından kucaklanma ve okşanma çocuklarda, kendine saygının gelişmesine yardım etmektedir. Çocuklar sözel olmayan davranışlara karşı çok duyarlıdırlar. Çocuklara "seni seviyorum" demekten çok sevgi, davranışlarla onları okşayarak belli edilmelidir.

17
Çocukla Göz Seviyesinde Konuşmak
Çocuklarla konuşurken, daima onlardan yüksekte olmamaya dikkat edilmelidir. Bu onun sadece kendini küçük hissetmesini sağlamakla kalmayacak aynı zamanda ebeveyn ve çocuk arasında büyük bir mesafe olduğuna inanmasına da yol açacaktır. Her zaman onunla konuşurken, yanına çömelerek ya da oturarak ya da onu sizin seviyenize çıkararak göz kontağı kurularak konuşulmalıdır. Bu daha yakın bir iletişimi sağlayacaktır.

18
Çelişkili Mesajlar Vermekten Sakınmak
Çelişkili mesajlar, ebeveynlerin sözleriyle başka, davranışlarıyla başka bir şeyi ifade ettiğinde ortaya çıkar. Örneğin; çocuğa, çok sinirli olarak yüzüne bakmadan "seni seviyorum" demeniz ya da korktuğunda, gece yanınıza gelebileceğini söyleyip geldiğinde kızmanız onu çelişkiye düşürebilir. Öncelikle çocuğa karşı dürüst olunmalıdır. Kızarken, kızgın olmadığınızı söylememelisiniz. Çocuğa model olunmalı, ona söylediğinizi siz de yapmalısınız. Fikir birlikteliklerinizi ifade etmeli ve verdiğiniz sözleri tutmalısınız. İstekleriniz ve kurallarınız açık olmalı, ne hissettiğinizi ya da ne düşündüğünüzü söylemelisiniz. Sözlerinizle vücut dilinizin birbirine uymasına dikkat etmelisiniz.

19
Duygularınızı Çocukla Paylaşmak
Ebeveynler, çocuklarıyla incinebilecekleri duygularını bile paylaştıklarında, onları kendi deneyimlerini ve duygularını kabul etmeye cesaretlendirmiş olacaklardır. Çocuklar, anne ve babalarının anılarını, eğlendikleri ve korktukları anları, nasıl karşılaştıklarını, çocukları olmasının nasıl bir şey olduğunu hikaye şekline getirdiklerinde anne ve babalarını daha yakından tanıyacaklardır. Aile hikayelerini çocuklarla paylaşma, kendi kökleriyle gurur duymalarını sağlayacaktır.

20
Her Çocuğun Tek Olduğu Üzerine Odaklanmak
Çocuklar hakkında özel şeyleri ebeveynler keşfetmeli ve onlara söylemelidir. Böyle yaparak duyarlı, şiirsel olan çocuğa yaratıcı olma ve kendini dile getirme fırsatı; oldukça uzun boylu bir kız çocuğuna yeni spor dallarının kapısını açma, kariyer ve moda fırsatı verilebilir.
Çocuklarda kendine saygıyı geliştirme, üstesinden gelinemeyecek bir iş değildir. İki önemli parçası olduğu- sevgiyi ve yeteneğini hissettirme - akıldan çıkarılmamalıdır. Ve tabii ki, her iki duyguyu besleyecek şekilde davranılmalı ve konuşulmaya çalışılmalıdır. Ebeveynlerin mükemmel olamadıkları ve en iyisini yapamadıkları zamanlar vardır. Fakat en önemlisinin, bir çocuğun sevgiyi düzenli aralıklarla alması olduğu unutulmamalıdır.

Kaynak

KAHN, Ellie (1990) 20 Ways To Make Your Kid Feel Great. Parents.Vol: 65, No:6, 94-98, 194-195.

 

Aralık 26, 2007

Çalışan Annelere Tavsiyeler

Çalışan anneler için rehber olabilecek 25 önemli madde...
1. Çalışma hayatının kendinize saygı duymak konusunda önemli bir faktör olduğunu unutmayın.
2. Çocuklarınız küçük olsa bile, çalışma hayatına çok uzun süre ara vermeyin. Ara ne kadar uzun olursa, dönmek o kadar zor olacaktır.
3. Çevrenizde güvenebileceğiniz, açık konuşabileceğiniz insanlar olduğundan emin olun.
4. İşyerinde emzirme odası gibi özel imkânlar yaratılması için diğer annelerle birlikte mücadele edin.
5. Ofisteyken işe, çocuğunuzlayken de sadece ona yoğunlaşın.
6. Ev işleri ve çocuk bakımını eşinizle eşit olarak paylaşın.
7. Mümkünse ev işinde de yardımcı olabilecek bir bakıcı tutun.
8. Çok iyi organize olun. Çocuğun çantası, kıyafetleri gibi detayları geceden hazırlamaya çalışın.
9. Patronunuzun sizi zorlamasına izin vermeyin ve sınırlarınız konusunda saygı duymasını sağlayın.
10. Pratik çözümler bulun. İşinizin yoğun olduğu dönemde, çocuğunuzun katılacağı etkinlik için yiyecek hazırlamanız gerekiyorsa, hazır bir şeyler götürmeyi seçin.
11. Ofiste ekstra iş üstlenmeyin.
12. Geleneksel olmayan iş-aile programlarından korkmayın.
13. Sınırlarınızı belirleyin, iş arkadaşlarınızdan da uyum bekleyin.
14. Teknolojiyi kullanabilir ya da ondan sakınabilirsiniz. Kimi anneler, şirketten kendilerine hemen ulaşılmasını sağlayan iletişim cihazlarını kullanmak istemiyor. Kimi de evden çalışmayı kolaylaştırdığı için teknolojiden faydalanıyor.
15. Eylem planınızı yapın. İş ve aileyi birlikte yürütmek size bağlı.
16. Eviniz işyerine yakın olsun. Böylece yolda geçireceğiniz zamanı çocuğunuza verebilirsiniz.
17. Mükemmel olmaya çalışmayın. Süper iş kadını ya da süper anne olmak zorunda değilsiniz.
18. Çalıştığınız için çocuğunuza karşı suçlu hissetmeyin.
19. Çocuğunuzla vakit geçirmek için rutin davranışlara başvurun. Yatakta TV seyredip, okuldan siz alıp, daha bol vakit geçirebilirsiniz.
20. İş hızınızı kontrol altında tutun. Bazen aileniz için tempo düşürmek çok kötü olmayabilir.
21. Çocuğu olan biriyle çalışın, durumunuzu daha rahat anlar.
22. Kendi işinizi kurmaya çalışın.
23. Kendinizi çocuğunuzun okuluna adayamıyorsanız da ilginizi arada bir de olsa sınıf etkinliklerine katılıp göz önünde olarak gösterin.
24. İşte istediğinizi almak için ´ekonomi´ argümanlarını kullanın, şirketler buna karşı gelmeyecektir.
25. Çocuğunuzla olabildiğince çok oyun oynayın.
 
kaynak.ailem.com

Aralık 2, 2007

İlk Sanal Dersane Açıldı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), öğrencilerin ücretsiz olarak ÖSS, OKS ve SBS´ye hazırlanabilmeleri için Kültür Dershaneleri iş birliğiyle internet üzerinden dershane açtı.

İnternet dershanesinin tanıtımı amacıyla düzenlenen törende konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, gençleri iyi yetiştirip iyi yönlendirebildikleri takdirde Türkiye´nin geleceğinin daha iyi olacağına inandığını, bu nedenle gençleri rekabet ortamına daha iyi hazırlamaya çalıştıklarını söyledi.
Türkiye´nin genç bir nüfusa sahip olduğunu ve ülke genelinde 15 milyon öğrenci, 600 bin öğretmen bulunmasına karşın İstanbul´da 2,5 milyon öğrenci, 82 bin öğretmen ve 2 bin 600 okul bulunduğunu belirten Topbaş, bunun yeterli olmadığını kaydetti.

Eğitime büyük önem verdiklerini ifade eden Topbaş, ülke genelinde büyük bir eğitim hamlesi başlatıldığını, bunun bir ifadesi olarak da Milli Eğitim Bakanlığı´na 22,5 milyar YTL bütçe sağlandığını belirtti. Yerel yönetim olarak kendilerinin de kurumsal taassup göstermeden, eğitim alanında yatırım ve öğrencilere yardımlar yaptıklarını anlatan Topbaş, yapılan yatırımların toplam bedelinin 335 milyon YTL olduğunu söyledi.
Topbaş, öğrencileri hem üniversite ve lise giriş sınavlarına hazırlayabilmeleri, hem de derslerini yapabilmeleri için Kültür Dershaneleri işbirliğiyle “İnternet Dershanesi” uygulamasını başlattıklarını belirterek, “Bu, bir ilk. Bu girişim yalnız İstanbul´daki öğrencilere değil, Türkiye´nin her tarafındaki öğrencilere fırsat verecek. Yerel yönetimler olarak fiziki alt yapıyı ve çevreyi bir-iki yıl ihmal etsek bunun telafisi mümkün olur, ama bir gencin iki yıl gecikmesi, telafisi imkansız sonuçlara yol açar” dedi.

Topbaş, öğrencilerin ayrıca internet üzerinden sordukları sorulara da yanıt alabileceklerini belirtti.
Kültür Dershaneleri Genel Müdürü Ahmet Sait Yurtseven de, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Kültür Dershanesi iş birliğiyle hazırlanan “http://www.dershanet.org” adresinden gençlere ÖSS, OKS ve SBS´ye hazırlanma imkanının yanı sıra konu anlatımlı, özgün soru çözümlü ve motivasyonlu rehberlik hizmetleri de sunulduğunu söyledi.

Bu hizmet için sponsorluk üstlenen Kültür Dershaneleri´nin hem derslerin içeriğini hazırlayacağını, hem de lojistik destek vereceğini belirten Yurtseven, internet dershanesinden 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin yanı sıra lise öğrencilerinin yararlanacağını kaydetti.
Topbaş ve Yurtsever, konuşmaların ardından salonda bulunan öğrencilerden birinin üyeliğini yaptılar.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi´nin “www.ibb.gov.tr” internet adresi üzerinden verilen linkle “http://www.dershanet.org” adresini tıklayarak üye olacak öğrenciler, video ders, konu testleri, deneme sınavları ve rehberlik hizmetlerinden ücretsiz yararlanacak.

Aralık 2, 2007

SBS Sınavı 27 Aralıkta

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından ilköğretim 6. ve 7. sınıflara ilk kez Haziran 2008´de uygulanacak Seviye Belirleme Sınavı´nın (SBS) pilot uygulaması, 27 Aralık 2007 tarihinde yapılacak.


MEB Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünce, Orta Öğretime Geçiş Sistemi doğrultusunda 2007-2008 öğretim yılı sonunda ilköğretimden ortaöğretime geçişte esas alınmak üzere ilk defa, 6. ve 7. sınıflar ile 2008-2009 öğretim yılından itibaren de 6, 7 ve 8. sınıflara yönelik olmak üzere Merkezi Sistem Sınav Yönergesi kapsamında seviye belirleme sınavları uygulanacak.

Pilot uygulama sınavı, 27 Aralık 2007 Perşembe günü saat 10.00´da 12 ilde uygulanacak.

Seçilerek belirlenmiş resmi ve özel 250 ilköğretim okulundan yaklaşık 50 bin öğrencinin katılacağı sınava öğrenciler öğrenim gördükleri okullarda girecekler. Sınavda görev alacak salon görevlileri başka okullarda görev yapan öğretmenlerden belirlenecek.

Sınav, Aralık ayı sonuna kadar işlenecek üniteler kapsamında, 6. sınıf öğrencilerine 40 soru sorularak 50 dakikalık süre içerisinde, 7. sınıf öğrencilerine 45 soru sorularak 55 dakikalık süre içerisinde uygulanacak.
 
Ayrıca, sınav sonrası öğrenci ve öğretmenlere anket uygulanarak, sorular ve yeni sistem hakkında değerlendirmeleri alınacak.

Pilot uygulama sınavına Ankara´dan 7 bin 388, Bursa´dan 2 bin 780, Denizli´den 2 bin 390, Diyarbakır´dan 4 bin 100, Hatay´dan 2 bin 492, İstanbul´dan 5 bin 556, İzmir´den 5 bin 716, Kayseri´den 1310, Malatya´dan 3 bin 363, Samsun´dan 3 bin 2, Trabzon´dan 3 bin 855, Van´dan 3 bin 996 öğrenci olmak üzere 45 bin 948 öğrenci katılacak.

Eylül 16, 2007

Güçlü bir Hafıza İçin

 

Selenyumlu yiyecekler tercih edilmeli. Özellikle balık bol bol yenmeli.

Potasyumlu yiyecekler, E vitamini ve glikozlu yiyecekler de unutulmamalı.

Her gün beş dakika çevre ile ilişki kesilip, beyine zaman ayırmalı. Özellikle iş ve özel hayatla ilgili kararlar verirken.

Gözler kapatılmalı, derin bir nefes alınmalı, bu nefesin ciğerlerde tutularak bir ateş topu haline geldiği düşünülmeli, sonra bu ateş topunun beyne doğru yola çıktığı düşünülmeli ve son olarak da işe başlanmalı.

Her gün ayrılan beş dakikanın iki dakikasında hafıza ve dikkat oyunları oynanmalı. Bu oyunlar sırasında, okurken, çalışırken mutlaka burundan soluk alınmalı.

Okunan gazetelerdeki ekonomi sayfalarındaki rakam, liste ve istatistikler dikkatle incelenmeli.

Gazetelerin pazar eklerindeki zeka oyunları çözülmeli.

Evde, ailede (manav, bakkal v.b.) isim listeleme oyunları oynanmalı.

Okunan ve çok beğenilen haber, yazı ve araştırmalar gözler kapatılarak gözönünde canlandırmaya çalışılmalı ve düşünceleri sıralanmalı.

Ajanda tutma alışkanlığı daha da özenli hale getirilmeli.

« Önceki ::